Son dönemlerde kuşaklarla ilgili bir takım tanımlamalar yapılıyor. Sıklıkla duyduğumuz X, Y ve Z kuşağına ilave olarak ‘’Alfa’’ kuşağından bahsediliyor. Alfa kuşağı kimdir? Hangi grubu kapsar? Özellikleri nelerdir? Bu yazıda bu sorulara yanıt arayacağım.

Bu kuşağın ismi Yunan alfabesinin ilk harfi olan Alpha’dan geliyor.

2011 yılı itibariyle doğanları kapsıyor. Şu anda Alfa kuşağının ilk temsilcileri 8 yaşındalar.

Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi’nin yaptığı 21. Yüzyıl’ın Kullanıcı Profili adlı çalışmaya göre Alfa kuşağının şu özellikleri dikkat çekiyor:

Gerekmedikçe fiziksel buluşmalardan hoşlanmıyor

Sanal ortamlar ve bu ortamlarda gerçekleşen buluşmalar beraberinde yeni tanışmalar ve arkadaşlıklar kuşağın sosyal iskeleti.  Zorunlu bir durum olmadığı sürece arkadaş grubu ile reelde zaman geçirmeyi tercih etmiyor.

Telefon ve sanal gerçeklik hayatlarının bir parçası

Sanal alemi reel dünya ile eş görmeyen diğer kuşaklara göre bu kuşak için sanal gerçeklik diye bir kavram var; anneler babalar ve diğer büyükler bunu kabul etmese de bu kuşak için bu gerçek değişmeyecek.

Sanal robot ve hologram arkadaşlarıyla daha iyi anlaşan, makineleri insanlara tercih eden

Sanal gerçekliği yaşamın merkezine alan bir kuşak için sanal robotlar ve hologram arkadaşlar da iyi bir dost. Hatta insandan bile daha iyi.  Öyle görünüyor ki gelecekte hayatımızın içerisine dahil olacak yapay zeka robotları Alfa Kuşağı tarafından sevilecek ve tercih edilecek.

Çevrimiçi alışveriş yapan daha az insanla temas

Alışverişler çevrimiçi yapılacak. Bakınız, günümüzde sanal ortamla ilgili bir takım güvenlik gerekçeleri sunarak alışverişini geleneksel usul ile devam ettiren insanlar var. X kuşağı popülasyonu buna örnek olarak gösterilebilir.  2025 yılında yaşayan 2 milyar Alfa kuşağı insanı düşünüldüğünde çevrimiçi pazar müthiş ivme kazanacak.

Az konuşuyor ve hafızasında fazla şey tutmuyor

Doğru, yerinde ve öz konuşulması gerektiğini düşündüğümüzde az konuşulması olumsuz bir özellik olarak göze çarpmasa da hafızada çok fazla şey tutulmaması toplumsal duyarlılığı etkileyebilir.

Kendine odaklı, bireysel çalışmayı seven

21.Yüzyıl becerileri diyoruz. Özellikle takım çalışmasının gerekliliğini ve önemini vurguluyoruz.

Bu kuşağın bu özelliği dezavantajı. Buna benzer bir durum Z’de de mevcut.

Daha becerikli daha akıllı ancak çoğunlukla geniş çaplı düşünmeyi ve kültürel derinliği ihmal eden

Aklını daha iyi kullanan, becerilerini daha iyi sergileyen bu kuşağın daha başarılı olması için bakış açısını değiştirmeye ihtiyacı olacak. Kültür ögesinin de derinliğini kavramaları gerekiyor.

Her türlü otoriteyi reddeden

Bu özellik bu kuşağın daha girişimci bireyler olabileceğinin bir işareti. İleride birçoğu kendi işlerinin patronu olabilir.

Hataların bir tuşa basılarak hemen düzelebileceğini, dünyanın değişebileceğini düşünen

Hayatlarının merkezinde sanal gerçeklik olduğu için, hayatın içerisinde deneyimledikleri hataların bir tuşa basılarak düzeltilebileceğini düşünmeleri kuşak özelliği itibariyle normal, ancak dışardan bakan gözler için gülünç. Çünkü yaşam sanal gerçeklik üzerine inşa edilmiş değil.  Yapılan yanlışlardan ders alarak aynı yanlışlara düşmemek kişinin deneyimleyerek öğrenmesi demek.

Ölümü hastalık bir arıza gibi düşünen, ölmeyeceğine inanan, genetik ve nano teknolojilerle tüm canlıların arızalarının giderilebileceğine inanan.

Sürrealist bir düşünce.

Alfa Kuşağı ve Öğretmenler

Alfa kuşağı, otoriteyi reddediyor. Bu bir saygısızlık mı? Hayır.  Bu bir kuşağın özelliği.

Bu da demek oluyor ki efendim, benmerkezci öğretmenlerin işi oldukça zor.

Öğrenci kesinlikle merkezde olmalı.  Teknoloji merkezinde dünyaya gelmiş bu kuşağı yetiştirecek öğretmenlerin de iyi bir teknoloji okuryazarı olması gerekiyor.

Bu kuşağın bilgi aktarımını yapacak öğretmene değil,  iyi bir yol gösterici ve mentör öğretmenlere ihtiyacı olacak.

Alfa kuşağı geliyor…

2010 yılında doğan çocuklar Z kuşağının son temsilcileri ve bu çocuklar şu an 3. Sınıf öğrencilerinden oluşuyor.

Gelecek yıl Z kuşağı mezun olacak ve öğretmenler artık yeni bir kuşakla çalışmaya başlayacak. Bu sebeple öğretmenler, mesleki bilgi ve becerilerini bu kuşağa entegre edebilmenin çözüm arayışı içerisine girmeli ve bu kuşağı iyi analiz etmelidir.

 

Kaynakça:  http://bby2018kongre.ankara.edu.tr/wp-content/uploads/sites/444/2018/05/02-03-Bülent-Ay.pdf

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir