Sevgili okurlar; anneler, babalar, eğitimciler… Çocuklarımız, geleceğimiz yarını inşa edecek değerlerimiz. Her biri işlenecek bir cevher, tüm çocuklar için söylüyorum bunu. Dünya’nın farklı coğrafyalarında yetişen tüm çocuklar için.

Elimizde olmayan sebeplerden ötürü bazı değişkenleri kontrol edemiyoruz. Açlık gibi savaş, afet gibi. Bu şartlarda yetişen çocukları düşündüğümüzde, kendi evlatlarımızın mutsuz olmaları için bir engel göremiyorum. Eğer çocuklarımız mutsuz ise bu durumu ebeveynler olarak, toplum olarak üzerimize alınmalı ve gereken ne ise onu yapmalıyız. Ruh Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, mutsuz bir çocuğun, önlem alınmazsa yaş ilerledikçe kronik bir mutsuza dönüşeceğine ve bu durumun hem çocuğa hem de ebeveyne zarar verecek sonuçlar doğurabileceğine değiniyor.

Nasıl olabilir bu? Çocuğum mutsuz mu ki? Bir dediğini iki etmem, yemem yediririm, giymem giydiririm. Onu mutlu etmek için tüm isteklerini yerine getiririm. Daha ne yapayım hocam?

Yukarıda yer alan ifadeye iç ses diye hitap edeceğim. Ona hitap ederken, siz de iç sesinizi muhakeme edin.  Haydi öyleyse!

Sevgili iç ses, sen çocuğunu mutlu etmek yerine, onu mutsuzluğa sürükleyen bir yolcuğa çıkardın. Şöyle ki, çocuğu mutlu etmek adına tüm istek ve taleplere cevap veren ebeveynler aslında çocuğun kısa süreli mutluluğuna hizmet ediyor. Havai fişek örneğinden yola çıkarsak, bir anda yanıp sönüyor. İşte her söylenene evet demek, tamam demek bu mekanizmayı geliştirmeye hizmet ediyor. Havai fişek mekanizması. Bu mekanizmaya hizmet eden ebeveyn profili ben yapamadım çocuğum yapsın, biz her söyleneni kabul ettik, tamam dedik, çocuğumuz böyle yetişmesin diyor. Elbette bu topyekun bir yanlış değil; ama maalesef çocuklar bunu sonuna kadar kullanıyor ve hakimiyeti ele geçiriyor.

Bu işleyişin müdavimi olan çocuk, istekleri karşılanmadığında asabi, sinirli, çatışmacı, öfkeli bir çocuğa dönüşebiliyor. Anne ve babada çareyi kısa süreli mutluluklarda arayarak aslında çocuğa yapılabilecek en büyük kötülüğü yapıyor.  Teslim oluyor.

Bu çocuk, ilkokula başladığında arkadaş gruplarıyla, öğretmenleriyle hatta okul idaresi ile problemler yaşıyor. Çünkü, bireysel egemenlik ve haz üzerine kurulu bir yetiştirme metoduyla okula geldi. Kurallarla karşılaştığı ilk yer okul. Bu sebeple, aşırı ben merkezci tutum içerisinde ve kuralları yok sayarak hareket etmesi onu okul yaşantısında problemli bir öğrenciye dönüştürdü. Bu probleme çözüm aramak yerine, sorunu başkalarında aramayı tercih etmek ve sorun sende değil oğlum/kızım şeklinde paylaşmak da çok tehlikeli. Bu yaklaşım sorunun çözümüne yönelik atılan bir adım olmamakla birlikte, yanan ateşe atılan odun misalidir, alevi büyütür. Kural tanımayan bir insanın ve bu insanlarla dolu bir toplumun sosyal yaşam içerisinde ne tür sorunlar yaşadığına değinmeyeceğim, malumunuz.  Almazsam olmaz efendim, vermezsem olmaz efendim. Kıyameti koparıyor (İç ses konuşuyor). Siz doğru davranışı, doğru zamanda pekiştiren olmalısınız, yanlış davranış ne kadar süre uygulandıysa ve dozu hangi düzeyde aktarıldıysa değişim o kadar zor ve sancılı olur. Ancak pes etmemek gerekir.

Ne yapmalı?

Doktor Burak Doğangün 2K Prensibini öneriyor. Kararlı ve Kontrollü olmak.

Yani, sevgili anne ve babalar çocuğunuza olan yaklaşımınız kararlı ve kontrollü olmalı. Yanlışı gösteriyorsanız anne ve baba olarak her ikiniz yanlış diyerek kararlı olduğunuzu göstermelisiniz. Bunu gerektiğinde her olay için tekrarlamalısınız. Kurallar uygulanmayacak kadar fazla olmamalıdır, ebeveyne olan güven sarsılır. Diğer K ise, kontrollü olmak. Anne ve baba ilk önce kendini kontrol edebilmelidir. Örnek bir olay karşısında kendini kaybeden bir ebeveyn bu tutumuyla çocuğuna model olur. Bunu gören çocuk için kuralların işlevselliği zayıflar.

Son olarak efendim, mutluluk aslında ruhsal bir gereksinimdir. Bu ihtiyacı da karşılamak için materyalist tutumlar sergilemek yerine, karşılıklı aktif katılımlı eğlenceli zamanlar, oyunlar hatta konuşmalar planlanabilir. Elbette, rol model olduğunuz için sizin nasıl mutlu olduğunuz da çocuk için kıymetlidir. Eğer maddeden bağımsız, mutlu olmayı deneyimleyebiliyorsanız çocuğunuzun da aynı tutumu geliştirmesi zor olmayacaktır.

Sevgiler.

 

Kaynakça:  https://www.ntv.com.tr/saglik/gunumuz-cocuklari-neden-mutsuz-biz-yasamadik-o-yasasin-demeyin-2k-prensibiyle,U08xdWvDEkiIIglcLFIdig

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir