Dünya Ekonomik Formu hazırladığı bir raporda gelecek nesillerin iş dünyasında ülkeleri sırtlayacak, üretim ve inovasyona destek olacak birtakım becerilere hakim olması gerekliliğinden bahsediyor. En önemlisi bu becerilerin geliştirilmesinde öğrencileri donatacak öğretmenlerin bu rolü üstlenmesi. İlk olarak eğitim uzmanı Tony Wagner’ın uzun süre üzerinde çalıştığı ve yedi hayatta kalma becerisi olarak tanımladığı becerilere göz atalım.

 

1) Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme

2) Farklı İnsanlarla İş Birliği Kurma Becerisi

3) Zihinsel Çeviklik ve Esneklik

4) İnsiyatif Alma ve Girişimcilik

5) Etkili Sözlü ve Yazılı İletişim

6) Bilgiye Ulaşma ve İşleme Becerisi

7) Meraklanma ve Hayal Kurma

 

Yukarıdaki 7 temel beceri okulların 21. yüzyılda öğrencilere kazandırması gereken en temel beceriler listesi. Ebeveynlerin okul ve öğretmenden beklediği ‘nitelikli eğitim’ bu 7 temel becerileri içerisinde mutlak suretle barındırmalıdır. Bu becerilerin kazanımı ilkokulda gerçekleştirilmeli ve öğrencinin devam eden okul yaşamı süresince de öğretim programları ve öğretmenlerce desteklenmelidir. İlkokulda gerçekleştirilmeli diyorum çünkü yapılan araştırmalar 10 yaşından sonra çocuğa yapılan yatırımın daha az getirisi olduğu yönünde. Ayrıca olumlu tutum , davranış ve alışkanlıkların kazanımının erken yaştan itibaren yerleştirilmesinin daha olumlu neticeler doğuracağını bilmekteyiz. Wagner’ın yedi hayatta kalma becerisi olarak tanımladığı becerileri kazandırmada öğretmenlerin dikkat etmesi gereken bir takım hususlar var. Bu hususlar nelerdir? Bunun üzerinde durarak değerli meslektaşlarımı bilgilendirmek istiyorum.

 

1) Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme

Problem kavramını anlamsal boyutta incelediğimizde, çözümlenmesi gereken örnek durum/ olay diyebiliriz. Çözüm için öneri, öneri için ise düşünmek gerekir. Ancak problemin çözümüne ulaşmak için tüm değişkenleri hesap ederek düşünmek şarttır. Bu durum da örnek olayın çözüme kavuşturulmasında çok yönlü düşünmenin gerekliliğini ortaya koyar. Can alıcı nokta… Yeni kuşak bir sonraki adımı ön görebildiği bir dünya istemiyor. Çünkü bu durum onlar için çekici değil.  Kuşağı tanıyorsak, onların da eleştirel düşünmeye karşı meraklı olduklarını keşfedebiliriz. Öğretmen bu kavramı ders içeriğine entegre edebildiğinde (bir Türkçe metni olabilir, bir matematik problemi olabilir) sonuç odaklı hareket eden kuşağa, sonuca giden yolun eleştirel düşünmeden geçtiğini öğretebilir; bu durum hem dersi çekici kılar hem de önemli bir becerinin oluşturulmasına zemin hazırlar.

2) Farklı İnsanlarla İş Birliği Kurma Becerisi

Teknolojinin yaygınlaşması ile birlikte devletlerin ve milletlerin birbiri ile olan ilişkilerinde de bir artış görmekteyiz. Küreselleşmenin sonucu olarak ülkelerde farklı ulusların bir arada yaşadığını düşündüğümüzde toplulukların ortak bir amaca hizmet edebilme becerisinin önemi üzerinde duruluyor. Yani dil, din, ırk, mezhep, kültür ayrımı yapmaksızın farklı görüş ve düşüncelere saygı duyarak ortak bir amaç doğrultusunda birlikte hareket edebilme becerisi. Bu anlayış ile yetiştirilen öğrenciler ileride bir dünya vatandaşı olacak. Bence bu beceri için öğretmenlerimiz öğretimde, düşüncelere saygı ve anlayış kavramı üzerine odaklanmalı. Elbette öğretmenden önce aile kolları sıvamalı…

3) Zihinsel Çeviklik ve Esneklik

Bilginin hızla değiştiği bir dünyada yaşadığımızı ve her gün yeni bir bilgi ve durumla karşı karşıya kaldığımızı biliyoruz. Bu durum belirsizliklerin de ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Dolayısıyla belirsizliğin oluştuğu durumlarda düşüncelerin esnekliği (farklı çözüm yolları, farklı durumlara karşı farklı stratejiler) devreye girmelidir. Sabit fikirli olmak çağın gerekliliğinden uzak kalmaktır. Öğretmenler bu beceriyi kazandırmak istiyorsa ilk olarak öğrencilerine rol model olmalıdır. Sınıf içerisindeki durumlara yaklaşımıyla öğrencilere bunu öğretebilir. Hatta sesli düşünerek adım adım resmedebilir.

4) İnsiyatif Alma ve Girişimcilik

Müfredat yenilikçi ruhlu öğrenciler için bir engel teşkil ediyorsa, fen bilimleri derslerinde STEM uygulamalarını tavsiye ederim. İlkokul öğrencisinin bir minik filozof olduğunu söylerler.  Çocuklarımızın yaşları ilerledikçe yaratıcı düşünme becerilerinin de azaldığını düşündüğümüzde müfredat engeline takılan öğrenciler için STEM uygulamaları ile inovatif düşünceleri ortaya çıkarabilirsiniz.

5) Etkili Sözlü ve Yazılı İletişim

Etkili düşünen etkili iletişim kurabilir. Tartışmaya açık bir cümle değil mi? Çünkü iletişim problemi yaşayan insanlar genellikle etkili düşündüğünü iddia eder. Oysaki iki taraftan biri veya ikisinin iletişim problemleri etkin düşünme becerilerindeki (ben ve sen adına düşünme) yoksunluktur. İş dünyasının kendini iyi ifade eden bireylere mutlak suretle ihtiyacı vardır, olacaktır. İlgili becerinin erken yaşta kazanımı bireyi güçlü kılacaktır. Sitede yer alan bir makalemde ilkokulda öğrenciler arasındaki çatışma durumlarını irdeleyen bir makalem var. Merak eden meslektaşlarımın göz atmasını tavsiye ederim.

6) Bilgiye Ulaşma ve İşleme Becerisi

Ülkemiz gençlerinin bilgisayar okuryazarlığı diğer ülkelerin gençlerine kıyasla çok zayıf. İfade Prof. Dr. Selçuk Şirin Hoca’ya ait. Bu durum gençlerimizin, araştırma konusu ile ilgili kaynaklardan doğru bilgiye erişecek ve bilgileri muhakeme edecek becerilerinin zayıflığını ortaya koyuyor.

Dijital dünyada bilgiye ulaşmak için uğraşırken, okuduğu kaynağın güvenilir olup olmadığını anlama becerisi çok az öğrenciye öğretildi. (Alıntı)

7) Meraklanma ve Hayal Kurma

Merak olmadan arayış olmaz, arayış olmazsa erişim olmaz. Hayal olmazsa, adım olmaz; adım olmazsa gerçek oluşmaz.

Öğrencilerin en fazla hayal kurduğu ve merak ettiği bir dönemdir ilkokul.

Destekleyin, ilerleyen dönemde müfredat bu değeri azaltacak ama siz olabildiğince yüksek tutun.

 

Kaynakça:  https://ipa.news/tr/2018/07/23/gelecek-nesillerin-ihtiyac-duyacagi-7-beceri/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir