Dünyanın en zeki insanlarından birisi olarak kabul edilen ünlü fizikçi Prof. Dr. Michio KAKU ülkemizde katıldığı bir forumda kişisel görüşlerini içeren dikkat çekici birtakım paylaşımlarda bulundu.

Bunlardan ilki, çocukların ilkokul dönemi ile ilişkili bir ifadeydi. Bu ifade bana yabancı gelmemekle birlikte doğru bir tespit olduğunu düşünmekteyim.  Makalelerimde araştırma sonuçlarından hareketle yaptığım değerlendirmelerle her zaman vurguladığım bir ifade var. İlkokul öğrencilerinin hayal gücü, eleştirel düşünme ve yaratıcı düşünme becerileri oldukça yüksek iken, devam eden süreçte bu değerler ciddi oranda düşmektedir. Bunun gerekçesi olarak da eğitim sistemimizin ezbere dayalı, çoktan seçmeli merkezi sınavları odak noktası haline getiren bir formatta var olmasıdır. Michio KAKU, çocukların ‘aileden bağımsız’ olarak merak duygusunun 10 yaşından itibaren başladığını ifade ediyor. Bu süreç 10-16 yaş aralığını kapsıyor. Bilimsel merakın yoğunlaştığı bu evrede süreç 16 yaşında duruyor. Gerekçesi ise akranları tarafından etiketlenmek istememeleri. Aralarında daha popüler karakterlerin konuşulduğu bir dönemde bir pop star veya dünya yıldızı bir sporcu onların daha çok ilgisini çektiği için bir inek olarak adlandırılmaları onları rahatsız ediyor. Burada üzerinde durulması gereken şey bilimsel merakı diri tutacak bir eğitim sistemine ihtiyacın olması. 16 yaşından sonra çocukların hayatlarına doğrudan etki edecek çoktan seçmeli merkezi sınavlar hem aileler hem de toplum için en önemli gündem maddesi olduğundan çocuklarda bilimsel merak adına elde avuçta bir şey bırakmıyor. Bu sonuca sistem de çanak tutuyor. Çağı yakalamak, gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmek için eğitim sistemimizin 21. Yüzyıl ihtiyaç ve beklentilerine uygun oluşturulması gerekir. Yani bilimsel disiplinler ile iç içe geçmiş bir eğitim sisteminden bahsediyorum.

Michio KAKU’nun gelecekteki eğitim ile ilgili de birtakım düşünceleri var. Son dönemlerde okulsuz toplum tartışılıyor. Bu konuya Kaku, öğretmen cephesinden yaklaşıyor. İleride öğretmenlerin yerini robotların alacağını ancak hiçbir robotun öğretmenin niteliğini yakalayamayacağını iddia ediyor. Yerinde bir ifade, çünkü günümüzde öğretmenlerin rolü bilgiyi aktarmak değil, olmamalı. Bilgi her yerde, tek tuşla her kesimden insan bilgiye çok rahat ulaşabiliyor. Peki nedir öğretmenin görevi? Kaku, öğretmenlerin öğrencilere liderlik ve mentörlük edeceğini bunun ise hiçbir robot tarafından yerine getirilemeyeceğini ifade ediyor.

Çocuklara doğru davranış ve becerileri anlatacak ve öğretecek, sosyal duygusal becerilerin kazanımını destekleyecek koçluk yapacak kişi öğretmendir. Dolayısıyla ben de bu düşüncemden hareketle gelecekte ve her daim okulun ve öğretmenin var olacağını düşünenlerdenim. Kaku’nun ilginç paylaşımlarıyla devam edelim. Gelecekte çocukların dersi kaçırma gibi bir mazereti olmayacak, duvarlara yansıtılacak ders tekrarları çocukların kaçırdığı dersi almasına olanak tanıyacak.  Dikkat! Diğer ifade ders kitapları kalmayacak. Çocuklar göz kırpma ile akıllı lenslerle bilgiye anında ulaşacak. Bilgiyi işleme öğretmene ait.

Ünlü fizikçi Kaku’nun iddiaları bu yöndeydi. Elbette Dr. Kaku’nun bu düşünceleri herhangi bir araştırma sonucuna dayandırılmadığı için üzerinde çalışılması gereken bir araştırma konusu olarak ele alınmalıdır. Kaku’nun düşünceleri doğrultusunda dikkat çekmek istediğim iki başlık var:

1) Aileden bağımsız bilimsel merak ve düşünmenin 10. yaş itibari ile (ilkokul 4. Sınıf) başlaması ve 16. yaşta sönmesi. Bilimsel merakın sürdürülebilirliği üzerine kafa yorulmalı.

2) 6-10 yaş aralığında (ilkokul dönemi) yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme ve merakın desteklenerek güçlendirilmesi bu becerilerin üzerine yoğunlaşacak öğretim programları hazırlanması, öğretmenlerin yetiştirilmesi ve aynı tutumun zincir halka şeklinde ilerleyen kademelerde vücut bulması.

 

Kaynakça:

http://www.yeniduzen.com/10-yasin-onemi-8526yy.htm

https://www.haberturk.com/gundem/haber/1220054-dunyaca-unlu-futuristten-inanilmaz-kehanetler

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir